Kategoriler
Gezmelisin

ARNAVUTLUK’UN KESİNLİKLE GEZMENİZ GEREKEN ŞEHİRLERİ

Balkanlar’da yer alan Arnavutluk, köklü tarihi, zengin kültürü ve farklı mimarisiyle kültür turizmi sevenlerin gözdesi haline gelmektedir.

Balkan turları arasında en iyisi hangisi derseniz bana sorarsanız Arnavutluk turlarını önerebilirim. Çünkü ülkenin kendisine has olan dokusu sayesinde gezebileceğiniz birbirinden güzel noktalar var. Bunun yanında vizesiz turlar arasında yer alıyor olması sayesinde ülkeye giriş ve çıkışlarda zorluk çekmiyorsunuz. Arnavutluk’a hangi mevsimde giderseniz gidin mutlaka keyfine varırsınız bunun içinde kış ayı bu mevsimde tatile gidilir mi? demenize hiç gerek yok. Arnavutluk için kültür turizminden hoşlananların tercihi diyebiliriz. Çünkü farklı kültürleri aynı zamanda ülkenin zenginliği olmuş bir de mimarisine baktığınız da kendinizi daha heyecanlı hissedeceksiniz. Ülke canlı gece hayatıyla da biliniyor dolayısıyla gece gündüz yaşayan bir ülke denilebilir.

Arnavutluk balkanların en batısında yer alıyor ve oldukça dağlık olan bir ülke bunun için Arnavutlar kendi ülkeleri hakkında kartalların yurdu tanımlaması yaparlar. Ülkenin 4’te üçlük bölümü dağlık ancak Adriyatik denizine uzanan 450 kilometrelik bir kıyısı da var. Ormanlar burada bakir konumda ve sahilleri de oldukça iyi denilebilir. Arnavut halkına bakarsanız sıcakkanlı insanları görebiliyorsunuz. Bu yüzden de bizim ülkemizden tercih listesinin ilk sırasında geliyor. Bir ülkeye gittiğinizde önemli olan gezilecek yerlerden ziyade orada nasıl insan topluluklarıyla karşılaştığınızdır. Çünkü soğuk insanlarla karşılaştığınız da her ne kadar güzelliklerle dolu olsa da paylaşılacak bir şey bulunamaz. Ancak sıcakkanlı insanların bulunduğu her yer size keyif verecektir. Arnavutluk’un bizim ülkemizle benzer yapıda olmasından dolayı buradayken kendinizi de yabancı gibi hissetmiyorsunuz. Bu nedenle şehir kötü dahi olsa size bu yansımıyor.

Arnavutluk için son dönemlerde gelişmekte olan ülke diyebiliriz. Çünkü büyük şehirlerinin büyük bir bölümünde de değişim söz konusu. Şehirler modern hayata uyum sağlayabilmek adına kendilerini yenilemeye gayret ediyorlar. Örneğin Tiran için konuşabiliriz burası ilk kurulmuş olduğunda küçük bir şehirdi ancak daha sonrasında nüfusun artması buraya olan ilginin de daha güçlü olmasına olanak sağlamış oldu. 1991 yılında Enver Hoca rejiminin devrilmesinin ardından Arnavutluk dünyaya kapılarını da açmış oldu. Bu nedenle bu tarihten sonraki değişim sinyallerini açık bir şekilde görebiliyoruz.  İsterseniz Tiran hakkında biraz daha bilgi verelim.
TİRAN

Tiran Arnavutluk’un başkentidir. Ve 1617 metre yüksekliğe sahip olan Dajti dağlarının eteğinde yer alıyor. Balkan ülkelerinin özelliklerinin başında başkentlerinin ortasından nehir geçiyor olması gelir. Tiran’ da bu özelliği bünyesinde barındıran bir şehir. Tiran’ın insanı cezbeden bir yüzü olmasa da yine de buradayken kendinizi huzurlu ve sakin hissedebiliyorsunuz. Şehrin tam meydanın da ise Arnavutluk’un simgesi olan İskender Bey’in heykelini görebiliyorsunuz. Bunun yanı sıra gezmeniz gereken noktaları Ethem Bey cami, Saat kulesi mutlaka görmeniz gereken yerler arasında geliyor.
ELBASAN

Tiran’dan sonra gitmeniz gereken ikinci şehir Elbasan. Burası da oldukça kalabalık olan şehirlerinin başında hatta 3.şehri demek yerinde olacaktır. Kalabalık dedik ama o cümlemize takılmanızı da istemiyorum bu nedenle de nüfusa baktığımız da 240 binlik bir insan topluluğunun şehirde yaşadığını söyleyebilirim. Burada Osmanlı’dan kalma olan yapıtlar halen yerin de koruyor. Örneğin yuvarlak kiremitli evleri burada hala bulabilirsiniz. Tipik bir Anadolu kasabası görünümüne sahip şehir.  Elbasan’ı bizim için önemli yapan değerlerinden birisinin Osmanlı’nın Arnavutluk topraklarına ilk kez ayak bastığı yer olması. Dolayısıyla 16. Yüzyılda yapılmış olan Saat kulesi halen güzelliğini de koruyabiliyor.
BERAT

Berat Arnavutluk geziniz içerisinde en seveceğiniz şehirlerden birisi olabilir. Çünkü burası Osmanlının 5 asır hüküm sürdüğü topraklara sahip. Bizim ülkemiz için değerlendirecek olursak Safranbolu’yu görenler bilir buranın ikiz kardeşi görünümünde.

Kategoriler
Gezmelisin

BELGRAD’DA GEZİLECEK YERLERİ ÖĞRENİYORUZ

Belgrad’a giden insanların ortak kullandıkları kelimelerin başında burada ben yaşayabilirim olacaktır. Bu anlamda doğası ve macerası ile insana huzur veriyor. Yeşil parklar, kulüpler, barlar ve restoranlar kısacası bir şehirde görmek istediğiniz ne varsa hepsinin ayrıntıları burada yer alıyor.

Bu makalemizde sizlere Avrupa’nın en eski başkentlerinden biri olan Belgrad turları hakkında bilgilendirmek istedim. Biliyoruz ki ülkemizden en çok tercih edilen tur seçenekleri arasında vizesiz turları yer alıyor. Bu anlamda değerlendirecek olacak olursak Balkan turu seçeneklerinin ön plana çıkmış olduğunu görebiliriz. Belgrad için söylenecek söz her saatte insanların sokakta olabilecekleri ve şenliklerin düzenlendiği enerjisi yüksek olan bir şehir. Sırbistan’ın başkenti olan şehir Tuna ve Sava nehirlerinin birleşmiş olduğu noktada kurulmuş. Sırpçadaki anlamı ise beyaz şehirdir. Şehirdeyken kendinizi ferah ve aydınlık hissediyorsunuz burası için söylenecek tek kelimenin huzur veren bir şehir demek yerinde olacaktır.

İsterseniz buradan sonra Belgrad’ da gezilecek yerler konusunda birkaç öneriyi sizinle paylaşalım.

Republic Square
Diğer ismiyle Cumhuriyet Meydanı, burası için şehrin en ünlü yerlerinden biri diyebiliriz üstelik Knez Mihailova caddesine yakın olduğundan Belgrad’ a ilk gittiğinizde başlamanız gereken nokta. Meydana geldiğiniz zaman sizi at üzerinde güneye doğru yönelmiş olan Presn Mihailo Ovrenovic heykeli ile karşılanıyorsunuz. Heykelin yapılış tarihi 1ı82 yılı bu nedenle tarihi bir anısının olduğunu söyleyebilirim

Knez Mihailova Caddesi
Yukarıda da belirtmiş olduğumuz gibi cadde şehrin tam merkezinde yer alıyor. Bu nedenle de günün pek çok saatinde canlılığını koruyor. Burası için denilecek tek şey Belgrad’ın istiklal caddesi.  Cadde bir çok insanın buluşma noktası hatta listelere baktığınız da Doğu Avrupa’nın en güzel yaya caddesi olarak biliniyor. Caddeyi güzel yapan özelliklerinin başında kafeler ve restoranların bulunması. İnsanlar buralara gelerek vakitlerini güzel bir şekilde geçirebiliyorlar.

Kalemegdan

Belgrad gerçekten de Sırbistan tarihini her haliyle insanın gözlerinin önüne serebiliyor. İnsanı büyüleyen parklara sahip olmasının yanı sıra şehrin pek çok noktasında tarihinde kalıntılarını görebiliyorsunuz. Kalemegdan şehrin gezilebilecek bölgelerinin başında geliyor. İsterseniz sevdiklerinizle yürüyüşler yapabilir ve yeşil alanları değerlendirebilirsiniz. Belgrad’ın bizim için önemli olan özelliklerinden birisi Osmanlı zamanın da İstanbul ile birlikte 100 bin nüfusu aşan ikinci büyük şehir olma özelliğine sahip. O dönemlerde Kalemegdan Belgrad’ın tam kalbiydi.

Savamala
Savamala yani Sava mahallesi Sava nehrinin kenarında olduğundan dolayı bu isim verilmiştir. Kalemegdan ve Kosancicev Venac arasında uzar. Burası için Belgrad’ın son dönemlerdeki yükselen değerlerinden birisi demek yerinde olacaktır.  Savamala bir başka açıdan güzelliklerle dolu geçtiğimiz yüzyılda burası seçkinlerin konaklamış olduğu yerlerin başında geliyordu. Ancak zamanla bu özelliğini de kaybetmeye başlamıştı. Son dönemde yapılan girişimler neticesinde ise yeniden restore edilmeye başlandı ve tekrar eski güzelliğini koruma noktasında önemli adımlar atılmış oldu.

Nova Grad
Nova Grad düz bir arazi üzerine kurulmuş olan bölgedir ve burada yüksek katlı binaları ve iş merkezlerini örebiliyorsunuz. Alışveriş merkezi gezmek isteyenlerinde görmesi gereken yerlerin başında geliyor. Sava nehrine paralel olan bir yürüyüş caddesinin bulunması burada keyifli saatler geçirmenize neden olacaktır.

Dünyada gidebileceğiniz pek çok yer olabilir ancak balkan turları arasında son dönemlerde en çok ilgi görenin de Sırbistan turları olduğunu biliyoruz. İnsanlar buraya giderken vize istenmemesinden de memnun bu sayede buna harcanacak zamana tatillerini de uzatabiliyorlar.

 

Bir de unutmadan söyleyelim: Belgrad’ a ve civarına geldiğinizde yanınızda resim çekmek için fotoğraf makinası bulundurmayı da unutmayın. Dünyanın bu coğrafyasında karşılaşacağınız sanatsal ve tarihi yerlerde, kendi objektifinizden çekeceğiniz muhteşem resim ve videoları sosyal medyada dostlarınızla paylaşmaktan keyif duyacak, ya da bir projeksiyon cihazı ile sevdiklerinize muhteşem görsel şölenler hazırlayacaksınız.

Kategoriler
Gezmelisin

KOSOVA’YA GİDERSENİZ BU DESTİNASYONLARA MUTLAKA GÖZ ATMALISINIZ

En az Türk halkı kadar misafirperver olan Kosova asla yabancılık çekmeyeceğiniz bir yer.

Kosova’da gezilecek yerler konulu bu makalemize başlarken Kosova turları hakkında da detaylı bilgilere yer vermek istedik. Bilindiği üzere vizesiz turlar kapsamında en çok tercih edilen balkan turları burasıdır. Kosova’ya gittiğiniz zaman kendi kültürünüzden de bir parça bulabileceğiniz için yabancılık çekmezsiniz bu anlamda değerlendirmek gerekirse gidebileceğiniz en güzel ülkelerinden bir tanesi diyebilirim. Kosova’ya genel olarak bakacak olursak Doğu Avrupa’nın en yeni ülkelerinden bir tanesi olarak bilinir. Geçtiğimiz yıllarda Sırp zulmünün etkilerinin sürdüğü ülkede müdahale sonrasında da artık daha iyi bir hayat standardı oluşturulmaya başlanmıştır. Kosova’da yaklaşık olarak iki milyon insan yaşıyor. Başkenti ise Piriştina’dır. Burasının ülkenin en gözde olduğu yerlerin başında diyebiliriz.

Kosova’da ülkenin ikinci güzel şehri olarak Prizren bilinmektedir. Buranın bizim için güzel olan tarafı ülkede çok sayıda türkün yaşıyor olmasıdır. Kosova bir Avrupa ülkesi olmamasına karşın para birimi olarak Euro’yu tercih etmiştir. Gezilecek yerleri incelemeden önce de buna dikkat etmeniz gerektiğini söyleyebiliriz. Kosova’ da ulaşımda gezmek kadar kolaydır. Üsküp ile Priştina arası yaklaşık olarak iki saat kadar sürüyor. Ancak girişte gümrük kontrolü yapıldığından dolayı biraz insana zaman kaybettiriyor. Ülkedeki yollara baktığımız da tek şeritli olarak görüyoruz bu da yoğun bir trafik yaşanması için bir neden olarak biliniyor. Ülkedeki araçlara baktığımız da eski modelleri daha fazla görebiliyorsunuz zira ülke henüz daha yeni yeni toparlanma aşamasında diyebiliriz. Ülkedeki tuhaf olan şeyin ise her kişiye bir araç düşüyor olması bu nedenle de şehirlerin her noktasında araba yıkama istasyonlarını görmeniz mümkün olacaktır.

Bizim ülkemizde araçların idare ve kontrolü için trafik ışıkları olmazsa olmazdır ve neredeyse her sokakta dahi trafik ışıklarını görebiliyoruz. Ancak Kosova için bunu söylemek pek mümkün olmayacaktır çünkü trafik ışıkları bir hayli az. Ancak bu durumu bizde tahmin edebilirsiniz yayalarla otomobillerin birbirine girmesine neden olacaktır. Ancak Kosova’ da bu hiçbir zaman mümkün değildir. Orada araçlar ile yayalar arasında müthiş bir saygı var.
Kosova’ da şehir içindeki ulaşımın taksi ve otobüslerle yapıldığını söyleyebiliriz bu nedenle de ülkede çok fazla taksi var. Priştina da taksi sayısı çok fazla olmasına karşın araçların fiyatlarının da bizim ülkemizden daha yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Bunun nedeninin Euro’dan kaynaklandığı da bilinmektedir.

Kosova’ya gittiğiniz zaman ne yemeniz gerektiğini merak ediyorsanız en meşhur yemeklerinin kebap olduğunu söyleyebiliriz. Bizim ülkemizde onların yediği kebabı bizler İnegöl köftesi olarak biliyoruz. Kosova’da alınması en uygun olan şeyin et olduğunu söyleyebiliriz.

Kosova Prizren için kendinizi evinizde hissedeceğiniz şehirlerden bir tanesi diyebilirim çünkü burada yaşayan Türkler sayesinde kendinizi evinizdeymiş gibi hissedeceksiniz. Hatta işin daha güzel yanı burada Türk olmayan insanların da Türkçe bildiklerini söylemek mümkün.

Tatil alternatiflerini değerlendirebilmek bir yıl boyunca yaşamış olduğunuz yorgunluğunda üzerinizden atılması anlamına gelecektir. Yoğun çalıştınız ve artık güzel bir tatile ihtiyacınız var ve nereye gitmeliyim dediğiniz anda Kosova sizin için ideal bir seçenek olabilecektir. Hem yurtdışı bir tatil seçeneğinizi kullanmış oluyorsunuz hem de başka bir ülkede olmanıza karşın kendinizi evinizdeymiş gibi hissediyorsunuz.  Kosova’da Osmanlının izlerine rasylayabilmek mümkün yemeklerimizden tutun da konuştuğumuz dile varıncaya kadar pek çok ortak özelliğe sahibiz bu da bizi kendi memleketimizde hissetmemizde yardımcı olabiliyor.

Kosova henüz yeni savaştan çıkmış olan bir ülke olarak gerçekten de güzel ve gelişmiş olan bir şehirdir

Kategoriler
Gezmelisin

İSKANDİNAVYA’NIN EN GÜZEL ÜLKELERİNDEN NORVEÇ’İ BİRAZ TANIYORUZ

Kuzey ışıklarının masalsı görüntüsüne hayranlık duyacağınız, sokaklarını bisikletle keşfedebileceğiniz ve muhteşem doğal güzelliklerini seyre doyamayacağınız Norveç gezilmesi gereken yerler arasında il sıralardadır.

Türkiye’den İskandinavya turları konusundaki ilgiyi görmemek mümkün değil çünkü bu bölgeyi kapsayan birbirinden güzel ülkeleri görebilmek mümkün. Norveç turları bu anlamda en çok tercih edilen turlar arasında gösterilebilir. Bu nedenle de Avrupa turları denildiğinde aklımıza ilk olarak gelen Norveç ile ilgili gezebileceğiniz birbirinden güzel şehirleri sizinle paylaşmak istedik. Norveç’te harika bir doğal güzellik söz konusu bu nedenle de ülkeye giderken yanınızda ya çok iyi bir kamera ya da fotoğraf makinası götürmeniz gerekiyor.

Norveç’i kendine has bir hale dönüştüren özelliklerinden birisinin araba ya da bir bisikletle keşfe çıkabiliyor olmanızdır dolayısıyla bu doğa mucizesi olan bölgeyi daha yakından tanımış olacaksınız. Kuzey ışıkları gördüğünüzde sizi büyüleyecek güzelliğe sahip.

Norveç’in çok zengin bir kültürü ve köklü bir tarihi var bu yüzden de gelen misafirler yaşam tarzından oldukça etkileniyor. Binalar ve köyleriyle Norveç sizi etkileyecek. Şunu iddia ediyorum ki bir gün yolunuz düşerse aşağıda belirteceğimiz yerleri gezin hayran kalacaksınız.

ALESUND

Alesund Norveç’in batısında yer alıyor. Ve Alp dağlarına açılan bir kapı konumunda. Burası 1904 yılındaki yangın sonrasında yok olmuş daha sonrasında da yeniden Norveç usulü mimariyle inşa edilmiştir. Alesund ziyaretinizde Fjellstua dağına mutlaka yürüyerek çıkmalısınız çünkü çıkarken ki göreceğiniz manzara sizi büyüleyecek.

TROMSO

Tromso belki de siz bu şehri Türk takımlarından birisiyle yapmış olduğu maçtan dolayı bilirsiniz ancak burası Norveç’in kuzeyinde bulunan en büyük şehridir. Tromso’da 18. YY’dan kalma ahşap evler var. Evlerin etrafını çevreleyen doğa ise başka bir güzel. Şehrin büyük bir bölümü Tromsova adası üzerinde konumlandırılmış ve bu nedenle de buraya gelen misafirlerin müzeleri ve huş ağacı ormanlarını gezdiklerini görüyoruz. Tromsonun özelliği dünya üzerinde Kuzey ışıklarının en güzel şekilde izlendiği tek yer.

TRONDHEİM

Trondheim’ de herkes için ilgi çekecek olan özel yerlerin olduğunu söyleyebiliriz. Burası Norveç’in 3. Büyük şehridir. Şehir 997 yılında kurulmuş ve bir zamanlar Vikinglere de başkentli yapmıştır. Norveç’in tarihini merak edenler öğrenmek için öncelikli olarak Trondheim hakkında bilgi sahibi olmaları gerekiyor. Hatta buraya geldiğiniz de Nidaros katedrali’ni mutlaka görmelisiniz mükemmel bir kültür mirası olarak biliniyor.

JOTUNHEİMEN MİLLİ PARKI

Norveç’ te en büyük milli parklardan birisi ve ülkedeki güney merkezi bölgesinde yer alan bir park olma özelliğine sahip. Norveç’in en büyük akarsuyu Vettisfossen’ de milli park içerisinde yer alıyor. Buraya geldiğiniz de dağın içerisindeki konaklama merkezlerinde kalabilirsiniz. Trekking için mükemmel bir yer diyebiliriz.

SVALBARD

Svalbard bir takımadasıdır. Ve burası 1920 yılından beri Norveç’in yönetiminde bulunuyor. Nüfusu yaklaşık olarak 3000 civarında ve dünyanın en kuzeyinde bulunan yerleşim yeri olarak tanımlanır. Svalbard’da bugün insan eli değmemiş olan buzullar vardır. Filmlerde gördüğünüz kutup ayıları ve kutup tilkilerinin yer aldığı vahşi bir doğaya sahiptir.

OSLO

Oslo için söyleyebileceğimiz ilk şey Norveç’in başkenti olmasıdır. Burası modern ve kendine özgüveni olan bir şehir. Oslo birbirinden güzel parklardan ve yeşil alanlardan oluşuyor. Oslo soğuk bir memleket bu nedenle de buraya gitmek için yazın en bunaltıcı zamanını tercih etmeniz sizin içinde farklılık yaratacaktır. Oslo’ da 50 tane müze bulunuyor ve bunları istediğiniz gibi gezebiliyorsunuz. Ayrıca şehirde 150’ye yakın tarihi bina var.

STAVANGER

Stavanger Güneybatı’ da yer alıyor ve plajlarıyla ünlü bir şehirdir. Yazın gittiğiniz de kendinizi eğlenmiş hissedeceksiniz. Şehir limanında ise yazın cruise gemilerinin demirlemiş olduğunu görebiliyorsunuz.

Kategoriler
Gezmelisin

AMERİKA KITASININ İNCİSİ: KÜBA

Turkuaz denizin bembeyaz kumsalla buluştuğu Varadero ve yeşilin her tonuna sahip Vinales görülmesi gereken muhteşem yerlerden biridir.

Makalemizi okumaya başladığınız da heyecanınızın dorukta olduğunu biliyorum çünkü bu yazımı okuyorsanız siz de Küba turları düşünüyorsunuz. Dolayısıyla heyecanınızın da ne kadar üst seviyede olduğunu görebiliyorum. Dünyanın neresine giderseniz gidin Amerika turlarına çıkmadınız ise aslında her yeri de görmüş sayılmazsınız.

İnsanlar kış boyunca çalışıp yazın kendilerine zaman ayırmayı tercih ediyorlar ve bu tercih içinde zamanınızın aslında kısıtlı olduğunu düşünürseniz bu tur paketlerinin sizin için hem ekonomik anlamda hem de zaman bakımından uygun olduğunu biliyoruz. Turla seyahate çıktığınız da gereksizce gezdiğiniz yerlerinde olmadığını görüyorsunuz dolayısıyla bilmediğiniz bir ülkede bilen bir kişinin size yol gösteriyor olması güzel bir duygu.

Öncelikle Küba’ya gittiğiniz zaman kendinize bir rota çizmeniz sizin için zamanlama açısından avantajlı olacaktır. Malum göreceğiniz yer fazla ancak zamanınız da kısıtlı. Öncelikli olarak bilmeniz gereken acaba nereleri gezmeniz gerektiği bunun içinde bu makalemizden destek almanız sizin için faydalı olacak evet buradan sonra isterseniz Küba’ya gittiğiniz de nereleri görmeniz gerektiğine dair bilgiler vermeye devam edelim.

VARADERO 

Küba denildiği zaman ilk aklınıza gelen yer Havana ve siz burayı görmek için heyecanlanıyorsunuz ancak size daha farklı görmeniz gereken yerlerden bahsetmek istiyorum. Varadero turkuaz denizi olan beyaz plajlarıyla ünlü bir şehir. Burayı ilk olarak seçmenizin amacının uzun bir uçak yolculuğu yaptınız ve yorulduğunuzun farkındayız dolayısıyla şöyle ayaklarınızı uzatıp ya da kumlara gömüp dinlenmenizin vakti geldi. Havana’ya gittiğiniz de bacaklarınızda dermanınızın olmasını istiyorsanız buraya gelip iyi bir dinlenme yaptıktan sonra gitmenizdir. Varadero’nun yaklaşık olarak 22 kilometrelik bir plajı var ve burası için Havana’nın en zenginlerinin bulunduğu bir alan olarak biliniyormuş. Varadero için söylenebilecek tek şey Küba’nın en bakımlı ve zengin yeridir. Buraya gelenlerin büyük bir bölümü Kanada ve Avrupalılar çünkü onlar burada güneşe olan hasretlerini de geçiştirmeye çalışıyorlar. Varadero’ ya geldiğiniz zaman ayırmanız gereken zaman 2 gün ve bu iki gün içinde hem dinlenmiş hem de güzel bir deniz sefası yapmış olacaksınız. 3. Günde ise artık sıkılmaya başlayacağınızı düşünüyorum.

HAVANA

Gelelim Havana’ya Küba’ya giderken aklınızda yalnızca burasının olduğunu biliyoruz. Çünkü burası dünyaca ünlü bir yer. Küba’nın çok hızlı bir değişim içerisine girdiğini görüyoruz dolayısıyla havana eski yıkık dökük yani burada size 2 gün geçirmek bile yetip de artacak. Havana’ya geldiğiniz zaman ilk önce şuraları görmelisiniz diyebileceğimiz bir yeri biz bulamadık. Ama buraya gelen insanlar genelde turistik alanları geziyor ve bunun içinde iki gün yetip de artıyor bile. Havana ya gelen insanların uğrak yerlerinden birisi devim müzesi ancak burası devrim müzesi de olsa ismine çok yakışmıyor. Kısacası buraya geldiğiniz de ne yaparsanız yapın eski havana sokaklarında gezmek kadar heyecanlı değil bu nedenle de çok fazla burasını kafanızda büyütmenize gerek yok.

VINALES 

Vınales bio çeşitlilik nedeniyle Unesco koruması altında olan bir milli park ve burası aynı zamanda dünya da en kaliteli olan puroların üretilmiş olduğu bir yer. Küba denildiği zaman aklınıza ilk olarak Castro ve sonrasında da puroları geldiğini biliyoruz dolayısıyla buradan tek bir dal puro getirtebilmek adına ciddi paralar harcayan insanların olduğunu da biliyoruz. Küba’ya geldiğiniz zaman bu milli parkı mutlaka görmelisiniz hele ki sigara içen biriyseniz buradan puro alabilirsiniz. Turistlerin bu milli parka gelmesinin amacı kırsal hayatı yakından görmek ve puro tarlalarını seyretmek.